Görüş Bildir

Dinin Yarısı

Asabiye(t), kişinin mensubu bulunduğu topluluğu sevmesi, saldırılara karşı koruyup savunması demek. Bu sevgi, bağlılık, dayanışma ve koruyup kollama gayreti hakkaniyet ölçüleri içinde kaldığı sürece fıtrî bir duygu olarak meşru sayılıyor. Fakat hakkaniyet gözetilmez ise Peygamberimiz s.a.v.’in nitelemesiyle “cahiliyeye mahsus” bir tutum olarak kaçınılması gereken bir münker, yani kötü ve çirkin bir masiyet, bir günah haline geliyor.

Mübahla haram arasındaki sınırını adalet hassasiyeti gibi ince bir çizginin belirlediği böyle davranışlara dikkat etmeli bu yüzden. Aksi takdirde ayağımız kayabiliyor; çoğu zaman sınırı aştığımızın, günaha girdiğimizin farkında olamıyoruz. Nitekim Kur’an-ı Azimüşşan’da iki ayet-i kerime ile bu tehlikenin iki boyutuna işaret edilmiş.

Birinde (Nisâ 135), “Kendimizin, ana babamızın yahut en yakınlarımızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutmamız; haklarında şahitlik ettiğimiz kimselerin zengin veya fakir, güçlü veya zayıf olmasına bakmadan doğruyu söylememiz” emir buyuruluyor. Diğerinde ise (Mâide 8) “Bir topluluğa olan düşmanlık, kin, nefret yahut buğzumuzun bizi adaletsizliğe sevk etmesinden” sakındırılıyoruz.

Yazının devamı Semerkand Dergisi Mart 2019 sayısında.




Semerkand Dergi Logo