Görüş Bildir

Yeniden Doğuş Çağrısı

İnsan, Allah Tealâ’dan gelip yine O’na dönecek olan bir ebediyet yolcusu. Dünya bu yolculuğun güzergâhlarından biri. Rasulullah s.a.v., Abdullah ibn Ömer r.a.’ın şahsında hepimize, “Dünyada bir garip gibi veya bir yolcu gibi olmamızı” öğütleyip (Buhârî, Rikâk 3) bizleri dünyaya bağlanmaktan sakındırırken, kat ettiğimiz yolun bir başlangıcı ve bir sonu olduğuna da işaret buyuruyordu. Nitekim nereden geldiğimizi, sonunda nereye varacağımızı bilmeyince dünyadan bir yolcu gibi istikamet üzere geçip gitmek mümkün olamayacaktı. Kur’an-ı Kerim’de “(Hayat) sadece dünya hayatımızdan (ibarettir). Ölürüz ve yaşarız (kimimiz ölür, kimimiz doğar). Bir daha diriltilecek de değiliz.” (Mü’minûn 37) mealinde ifade buyurulan, küfür ve inkâr ehline mahsus bir anlayış böyle bir cehaletin eseriydi çünkü.

Müslümanlar olarak bizler de -cehaletle demeyelim ama- gafletle zaman zaman dünyadan geçip gitmekte olan bir yolcu olduğumuzu unutabiliyoruz. Öldükten sonra dirilmeye, hesap gününe, ahirete inandığımızı ikrar etmekle beraber, hayatı yalnızca dünya hayatından ibaret görenler gibi davranabiliyoruz. Cenab-ı Mevlâ’nın, “Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın!” (Fâtır 5) ikazına rağmen aldandığımız oluyor. Aldanmak gafletin neticesidir. Gaflet ise bir idraksizlik hali olması hasebiyle bir çeşit ölümdür. Böyle bir aldanıştan kurtulmak için yeniden doğup dirilmek; yeniden doğup dirilmek için de Allah ve Rasulü’nün ikazlarına kulak vermek gerekiyor.

Yazının devamı Semerkand Dergisi Nisan 2019 sayısında.




Semerkand Dergi Logo